Sathi ve yüzeysel düşünerek yaşayan insanlar, varlığından dahi haberdar olmadıkları çok büyük nimetlerden ve zevklerden mahrum kaldıklarını biliyorlar mı?...

Allah insana çok muhteşem bir düşünce gücü ve kavrama yeteneği vermiştir. Ancak ne var ki, çoğu insan bu hayati özelliklerini gereği gibi kullanmaz. Aklını, yalnızca hayatını sürdürmesine yetecek kadar kullanmış olmak ve işlerini halledebilecek düzeyde yüzeysel düşünmek bu tür insanlara yeter. Bu hayat şeklinin kendilerine kaybettirdiklerinin ve mahrum kaldıkları güzelliklerin ise farkında değildirler.

Oysa Allah birçok güzelliği derin düşünmenin içine gizlemiştir. Aklını çok iyi kullanan ve çok derin düşünen insanların dünya hayatından aldıkları lezzetler, bu vesileyle elde ettikleri nimetler ve yaşadıkları konfor, düşünmekle kendilerini yormadan, sathi bir akılla yaşayan insanların hayat kalitelerinden çok farklıdır.

Düşünmemek, ilk başta bazı insanlara adeta bir rahatlık ve mevcut bir zorluktan bir kurtuluş gibi gelir. Bu gibi insanlar ne kadar az düşünürlerse, o kadar az yorulacaklarına; kafalarının o derece daha fazla dinleneceğine ve çok daha rahat bir hayat yaşayacaklarına inanırlar.

Halbuki düşünmek, akıl kullanmak ya da kafayı çalıştırmak insanı yormaz; tam aksine insanı açar. Tüm bunlar değil yorgunluk vermek, tam tersine insana enerji veren, hareketlendiren, daha aktif ve canlı hale gelmesini sağlayan nimetlerdir.

Ama bu kimseler bu önemli gerçekten habersizdirler. Genellikle bir sıkıntı ya da zorlukla karşılaştıklarında dahi, başkalarının kendi adlarına düşünüp tedbir almalarını ve sorunlarını onların çözmelerini isterler. Ya da önceden tecrübe edip ezberledikleri çözümleri uygulayarak yine düşünmekten kaçmaya çalışırlar.

Kendilerince, düşünmekle kaybedecekleri vakti, dünya hayatının nimetlerini kullanarak geçirmelerinin çok daha akıllıca bir hareket olduğuna inanırlar. Halbuki dünya hayatının nimetlerinden en mükemmel şekilde istifade edebilmek ancak ‘düşünmekle’ mümkün olur.

Allah dünya hayatındaki her türlü güzelliği insanların kullanımına vermiştir. Ancak kimin hangi nimetten ne kadar zevk alacağını, Allah insanların imanları doğrultusunda ‘akletmelerine’ ve ‘düşünmelerine’ bağlı kılmıştır. Ve bu önemli gerçek, dünyadaki tüm maddi ve manevi nimetler için geçerlidir.

Tüm detaylarıyla tam olarak birbirinin aynısı olan nimetlere sahip iki insanın, bu nimetlerden aldıkları zevkler tümüyle farklıdır.Örneğin bir kişi arabasını, yalnızca kendisini bir yerden diğer bir yere götürmeye yarayan, çevresindeki insanlara gösteriş yapmasını sağlayan ya da yatırım yapmak için para verilen bir araç olarak görür. Aynı şartlar altındaki bir başka insan ise, arabanın kendisine sağladığı her konforu ayrı ayrı düşünerek bunların her birinin varlığından dolayı Allah'a şükreder. Allah bu gibi imkanları yaratmamış olsaydı, çekeceği sıkıntıları ve meydana gelecek gecikmeleri düşünerek Allah'ın bu lütfunun sevincini yaşar.

Bunun gibi bir başka kişi de evinin birbirinden güzel çiçeklerle süslenmiş bahçesini, sadece zengin olmanın getirdiği bir konfor ya da gürültüden uzakta oturup dinlenebileceği sakin bir yer olarak değerlendirir. Aynı bahçeye sahip diğer bir kişi ise, bu bahçenin her santimetrekaresine bakmaktan, her bir çiçeğin kokusunu koklamaktan, yeni tomurcuklanan her bir çiçeği aynı ayrı izlemekten, her geçen gün serpilip büyümelerini görmekten çok derin zevkler alır. Her birinin; hatta her bir yaprağın, her bir dalın dahi varlığı onun için büyük birer heyecan vesilesidir. Bu çiçeklere, ağaçlara ya da onların üzerlerinde hayatlarını sürdüren canlılara baktıkça, Allah'ın sonsuz kudretini, ilmini ve hakimiyetini çok daha iyi kavrayarak, saygıyla Allah'a boyun eğer. Bu nimetlerin her bir detayını kendisine lütfedenin Rabbimiz olduğunu bilmenin sevinci ve heyecanı tüm ruhunu sarar. Allah'ın güzelliğinin bu muhteşem tecellilerini görüp, Allah'ın sonsuz ve kusursuz güzelliğinin ne kadar olağanüstü ve benzersiz olduğunu düşünmenin verdiği huşu dolu hayranlık bütün benliğini kaplar.

İşte aklını kullanarak ve düşünerek tüm bu detayları görebilen bir insanın, böyle bir bahçenin varlığıyla karşılaştığında ruhunda oluşan etki de, kavrayışı oranında detaylı ve derindir. Bahçesini sadece sessiz sakin bir oturma yeri olarak gören ve bu konu hakkında bunun ötesinde kafa yormayan bir kimsenin ise, bir insanın bir bahçeden böylesine bir zevk alabileceğinden dahi haberi yoktur. Onun bu nimetten aldığı tat, son derece sathi, kof ve yüzeyseldir.

Aynı durum dünyadaki her nimet için geçerlidir. Güzel bir insandan, güzel bir manzaradan, benzersiz işlemelerle süslenmiş bir sanat eserinden, güzel bir müzikten, etkileyici bir tasarımdan, sevimli bir hayvandan, yiyeceklerdeki benzersiz tatlardan, göze hitap eden ihtişamlı bir sofradan alınan zevkler, hep bu şekilde insanların ‘düşünme gücü’yle doğru orantılıdır.

Manevi nimetlerde de yine insanlar birbirlerinden çok daha farklı lezzetler alırlar. Sevgiden, saygıdan, vefa ve sadakat duygularından, şefkatten, merhametten, dostluktan, sırdaşlıktan; insanın sevdiği için sabretmesinden, sevdiğinin fedakarlığından, düşkünlüğünden, hoşgörüsünden, tevazusundan, affediciliğinden, dürüstlügünden, kalenderliğinden, karşı tarafı onore etmesinden, desteklemesinden, güvenmesinden duyulan çok derin hisler vardır. Ancak sathi insanlar bu duyguları yalnızca bir alışkanlıkla değerlendirir ve bunların ruhta oluşturduğu derin heyecanın var olduğunu bile farketmezler. Hatta böyle sabırlı, tahammüllü, merhametli, fedakar bir insanla karşılaştıklarında, bu kişinin varlığını, daha bencilce davranabilmek için bir fırsat olarak görürler. Ve sadece, bu kişiyi menfaatleri doğrultusunda en iyi şekilde kullanmaya çalışırlar.

Oysa ki akıllarını kullanan, düşünerek bir insanın sahip olduğu bu özelliklerdeki derinliği, güzelliği ve değeri kavrayabilen insanlar, dostlarında gördükleri bu vasıfların her birini Allah'ın çok büyük bir lütfu olarak görürler. Ve bu özelliklerle her karşılaştıklarında, bu nimetlerin sevinç ve heyecanını yaşarlar.

Eğer burada anlatılan tüm bu gerçeklerden habersiz bir insan bu yazıyı okuyorsa, o zaman bu aşamada mutlaka kendi kendine şu soruları sormalıdır:  “Acaba ben dünyadaki her nimetten olabilecek en fazla zevki alıyor muyum? Yoksa benim haberimin olmadığı lezzet boyutları, hiç yaşamadığım derin duygular, derin zevkler var mıdır? Üzerinden geçip gittiğim ve hayatımda olduğu halde hiç farkına varmadığım güzellikler var mı? Beni adeta bambaşka bir dünyada yaşatabilecek farklı bir bakış açısıyla düşünerek yaşarsam ne kaybederim ya da ne kazanırım? Ya da yüzeysel düşünerek, kendimi yormadan, herşeye sathi bir bakış açısıyla bakarak yaşamak bana şu ana kadar ne kazandırdı? Sahip olduğum nimetlerden hiç tatmadığım zevkler alabileceksem, neden bu bakış açısını kazanmak için çaba harcamayayım?”

İnsanın maddi ya da manevi her türlü nimetten maksimum lezzetleri alabilmesi ancak ‘iman’ ile mümkündür.  İman eden kimse, ‘düşünen insan’ demektir. Her an, her yerde, karşılaştığı her konuyu, düşünerek; vicdanını ve aklını kullanarak değerlendirir. Ve her güzelliğin, her nimetin hakkını verebilmek için emek harcar. Allah da iman eden kişinin bu samimi gayretine karşılık, ona hayatının her aşamasından derin hazlar yaşatır. Sevmek, sevilmek, dost olmak, sırdaş olmak, saygı duymak, karşılıklı güven duymak, Allah'ın insanlar için yarattığı güzelliklerden, dünya hayatının küçük büyük her nimetinden istifade etmek, bu gibi insanlar için adeta sonuna ulaşılamayan bir hazine gibi, çok derin tatlarla doludur. İman edenler için Allah'ın ruhta yarattığı bu heyecan ve duygularda yaşanan derinlik, diğer insanların nimetlerden aldıkları teknik zevklerle kıyas dahi edilemeyecek kadar benzersizdir.

Allah’ın Kuran'da ‘dünya hayatına razı olan ve bununla tatmin bulan’ kimseler olarak tanımladığı insanlar ise, imanda gizlenen tüm bu güzelliklerden yüz çevirip, imansızlığın getirdiği soğuk dünyaya, ruhsuz hayata, yüzeysel, kof ve sathi bakış açısıyla yaşamaya razı olmuşlardır.
 

Bizimle karşılaşmayı ummayanlar, dünya hayatına razı olanlar ve bununla tatmin olanlar ve Bizim ayetlerimizden habersiz olanlar; (Yunus Suresi, 7)
 

Oysa Allah bu nimetin kapısını isteyen her insan için sonuna kadar açık bırakmıştır. Dileyen için, Allah'ın sonsuz rahmetini isteyerek, aklını, vicdanını en iyi şekilde kullanan herkes için dünyada benzersiz nimetler vardır. Ahirette ise Allah, bu kullarına, dünyadaki bu lezzetlerle de kıyas olmayacak şekilde sonsuz güzelikler yaşatacaktır. Cennet nimetlerinden alınacak olan hazlar, duyulacak heyecan ve mutluluk, insan aklının kavrayışının çok ötesinde olacaktır.
 


2010-09-18 14:30:08

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top
iddialaracevap.com adnanoktarhaber.com adnanoktarhukuk.com adnanoktargercekleri.net
"Biz FETÖNÜN ANTİSİYİZ...."
“Bu dava sürecinde.... sözde dijital delillerin ibraz edilmemesi gibi pek...
"Zaten biz birbirimizi bu kadar çok sevdiğimiz için buradayız..."
"Biz bir arkadaş grubuyuz..."
"...Biz Vakıf faaliyetlerimiz ile her zaman Devletimizin yanında olduk"
"Biz kimseyle ilgili karalama faaliyeti yapmadık..."
"...Sözde tecavüz için mi buradaki arkadaşlarımla biraraya geleceğim?!"
"...Faaliyetlerimiz herkese hitap ediyor ..."
"Bizim amacımız şatafat içinde yaşamak değil, hiç kimsenin hitap edemediği...
"İnancım gereği ben insanlara yardım ederim"
"Ne yapsa "zorla" diyorlar. Zorla Gülümsüyor, Zorla, Zorla olur mu?"
"Bizim bir arada olma amacımız örgüt kurmak değil. ilmi mücadele...
"Biz birbirimizi Allah için seven.. arkadaşlarız"
"Polisler geldi, hangi eve operasyon yapacağız derlerken, balkona çıkıp...
"Biz örgüt değiliz"
"Devletimizi desteklediğimiz çok hayırlı faaliyetlerimiz var, Bunlar...
"Biz Allah`tan Razıyız Allah da Bizlerden Razı olur inşaAllah"
"İddia edildiği gibi katı bir ortam olsa 40-50 yıl niye kalalım?"
"Neden cömertsin?" diye soruyorlar
"İngiliz Derin Devleti bunu duyunca çıldırdı..."
"Biz Milli değerler etrafında birleşmiş bir sivil toplum kuruluşuyuz"
"Bir imza atıp dışarı çıkmayı ben de bilirim. Ama iftira büyük suçtur."
"Ben varlıklı bir aileden geliyorum, Saat koleksiyonum var"
"Silahlı suç örgütü iddiası tamamen asılsızdır, yalandır, iftiradır."
"Bizim yaptığımız tek şey Allah'ın yaratışını anlatmaktır."
"Almanya'da İslamofobi var, İslam düşmanları var..."
Bir örgüt olsak devlet bizimle faaliyette bulunur mu?
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 2. BÖLÜM
DAVAMIZ METAFİZİKTİR – 1. BÖLÜM
MAHKEME SÜRECİNDE SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN EZİYET VE ZULÜMLER
"Ben Sayın Adnan Oktar `dan hiçbir zaman Şiddet, Eziyet, Baskı görmedim."
DAVA DOSYASINDAKİ CİNSELLİK KONULU İDDİALAR TÜMÜYLE GEÇERSİZDİR
DURUŞMALARIN İLK HAFTASI
"İNFAK" SUÇ DEĞİL, KURAN'IN FARZ KILDIĞI BİR İBADETTİR
GERÇEK TURNİKE SİSTEMİ GENELEVLERDE
Adnan Oktar davasının ilk duruşması bugün yapıldı.
AVK. UĞUR POYRAZ: "MEDYADA FIRTINA ESTİRİLEREK KAMUOYU ŞARTLANDIRILDI,...
Adnan Oktar'ın itirafçılığa zorlanan arkadaşlarına sosyal medyadan destek...
Adnan Oktar suç örgütü değildir açıklaması.
Adnan Oktar'ın cezaevinden Odatv'ye yazdığı mektubu
Adnan Oktar'dan Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a mektup
Casuslukla suçlanmışlardı, milli çıktılar.
TBAV çevresinden "Bizler suç örgütü değiliz,kardeşiz" açıklaması
Bu sitelerin ne zararı var!
Adnan Oktar ve arkadaşları 15 Temmuz'da ne yaptılar?
Sibel Yılmaztürk'ün cezaevinden mektubu
İğrenç ve münasebsiz iftiraya ağabey Kenan Oktar'dan açıklama geldi.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına Emniyet Müdürlüğü önünde destek ve açıklama...
Adnan Oktar hakkında yapılan sokak röportajında vatandaşların görüşü
Karar gazetesi yazarı Yıldıray Oğur'dan Adnan Oktar operasyonu...
Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'dan Adnan Oktar ile ilgili...
Ahmet Hakan'nın Ceylan Özgül şüphesi.
HarunYahya eserlerinin engellenmesi, yaratılış inancının etkisini kırmayı...
Kedicikler 50bin liraya itirafçı oldu.
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik operasyonda silahlar ruhsatlı ve...
FETÖ'cü savcının davayı kapattığı haberi asılsız çıktı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında mali suç yok...
Cemaat ve Vakıfları tedirgin eden haksız operasyon: Adnan Oktar operasyonu...
Tutukluluk süreleri baskı ve zorluk ile işkenceye dönüşüyor.
Adnan Oktar’ın Cezaevi Fotoğrafları Ortaya Çıktı!
"Milyar tane evladım olsa, milyarını ve kendi canımı Adnan Oktar'a feda...
Adnan Oktar davasında baskı ve zorla itirafçılık konusu tartışıldı.
Adnan Oktar ve arkadaşlarının davasında iftiracılık müessesesine dikkat...
Adnan Oktar davasında hukuki açıklama
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının Masak Raporlarında Komik rakamlar
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının tutukluluk süresi hukuku zedeledi.
Adnan Oktar'ın Museviler ile görüşmesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına yönelik suçlamalara cevap verilen web sitesi...
Adnan Oktar ve arkadaşlarına karşı İngiliz Derin Devleti hareketi!
Adnan Oktar iddianamesinde yer alan şikayetçi ve mağdurlar baskı altında...
Adnan Oktar iddianamesi hazırlandı.
SAYIN NEDİM ŞENER'E AÇIK MEKTUP
Adnan Oktar ve Nazarbayev gerçeği!
En kolay isnat edilen suç cinsel suçlar Adnan Oktar ve Arkadaşlarına...
Adnan Oktar kaçmamış!
BİR KISIM MEDYA KURULUŞLARINA ÇAĞRI !!!
FİŞLEME SAFSATASI
İSA TATLICAN: BİR HUSUMETLİ PORTRESİ
SİLİVRİ CEZAEVİNDE YAŞANAN İNSAN HAKLARI İHLALLERİ
MÜMİNLERİN YARDIMLAŞMASI VE DAYANIŞMASI ALLAH'IN EMRİDİR
GÜLÜNÇ VE ASILSIZ "KAÇIŞ" YALANI
ABDURRAHMAN DİLİPAK BİLMELİDİR Kİ KURAN’A GÖRE, ZİNA İFTİRASI ATANIN...
YALANLAR BİTMİYOR
SAÇ MODELİ ÜZERİNDEN KARA PROPAGANDA
TAHLİYE EDİLENLERE LİNÇ KAMPANYASI ÇOK YANLIŞ
MEDYA MASALLARI ASPARAGAS ÇIKMAYA DEVAM EDİYOR
Adnan Oktar ve Arkadaşlarının ilk duruşma tarihi belli oldu.
AKİT TV VE YENİ AKİT GAZETESİNE ÖNEMLİ NASİHAT
YAŞAR OKUYAN AĞABEYİMİZE AÇIK MEKTUP
KARA PARA AKLAMA İDDİALARINA CEVAP
Adnan Oktar ve FETÖ bağlantısı olmadığı ortaya çıktı.
TAKVİM GAZETESİNİN ALGI OPERASYONU
Adnan Oktar ve Arkadaşlarına yönelik suçlamaların iftira olduğu anlaşıldı.
"Bizler Suç Örgütü Değiliz..."