Siyasette başarı için uzlaşma ve Tunus örneği

 
İslam, demokrasi ve Tunus
 
“Tunus’un başarısı, demokrasi ve İslam’ın başarılı birlikteliğinin sonucudur.”
 
Bu söz Tunus’taki hükümetin en büyük ortağı Nahda Partisi Genel Başkanı Raşid el-Gannuşi’ye ait.
 
Bu söz önemli, çünkü Arap baharı konusunda birçok karamsar düşünce varken, Tunus’ta yaşanan olumlu gelişmelerin nedenini çok güzel özetliyor.  
 
Tunus ile ilgili karamsarlığı umuda çeviren isimlerin başında gelen Gannuşi bilindiği gibi İslam dünyasının önemli dini liderlerinden biri ve dünya çapında geniş kitleler tarafından destekleniyor. Fikirleri birçok ülkede kabul görüyor, ancak Gannuşi’nin birçok dini liderden farklı bir çizgisi var. 
 
Gannuşi, demokrasi ve İslam’ın birbiriyle uyumlu olduğunu, kadınlara öncelik verilmesi gerektiğini, farklı olana karşı saygının önemini her fırsatta dile getiriyor ve doğrusunun bu olduğunu verdiği konferanslarda, kitaplarında anlatıyor. 
 
Bu konudaki samimiyetini gösteren önemli delillerden biri hiç kuşkusuz ki fikirlerini Tunus’ta uygulamaya geçirmiş olması. Örneğin Cumhurbaşkanlığına seküler bir liberal demokrat olan Munsif Marzuki’yi önerdi. Ayrıca tek başına iktidar olabilecek oya sahip iken, siyasi krizi çözmek adına muhaliflerine “gelin hükümeti birlikte kuralım” teklifi yaptı. 
 
Özetle Nahda Hareketi, Cumhurbaşkanı olarak bir liberalin ve meclis başkanlığına ise sol görüşe sahip bir kişinin getirilmesine öncü olarak demokrasiye verdiği önemi ortaya koydu.
 
“Tunus’ta camiler de plajlar da herkese açık” diyen Gannuşi, bu fikirleri yüzünden bazı kişiler tarafından “din dışı” bile sayılmasına rağmen, uzlaşmacı tavrını devam ettirdi ve şu ana kadar Tunus’ta istikrarın korunmasına vesile oldu. 
 
Tunus ile ilgili çok şey yazıldı, çizildi, söylendi, ancak ihtimaller hep başarısızlık üzerine gibi gösterildi. Ama neyse ki bazılarının olumsuz beklentilerini boşa çıkaracak güzel gelişmeler yaşandı Tunus’ta.
 
Gelişmelerin iyi yönde olmasındaki en büyük etken hiç kuşkusuz ki hükümet ortaklarının demokratikleşme sürecindeki kararlılıkları ve her kesimle diyaloğa açık bir yapı sergilemeleri. 
 
Tunus’taki iktidar ve muhalefet partileri arasında –ideolojik farklılıklar olmasına rağmen- sürekli bir bağlantı var. İşte bu bağlantı ve her konudaki uzlaşma arayışları Tunus’taki iyimser beklentileri artıran etkenlerden en önemlileri.
 
Peygamberimiz (sav)’in başarı çözümü: “Yönetimde istişare etmek ve çatışmadan kaçınmak”
 
İktidar ortaklarından Nahda çok akılcı yöntemler kullanarak demokrasiden yana olduğunu her fırsatta gösteriyor. Örneğin Nahda ilk zamanlarda direttiği bazı fikirlerini zaman içinde uzlaşmaya vararak değiştirdi, ki bu da ilerleme sağlanmasında önemli bir rol oynadı. 
 
Nahda’nın her kesimi kucaklaması ve radikal İslamcılarla farklı çizgide olduğunu vurgulaması da karışıklık çıkarmaya çalışanların oyunlarını bozdu.
 
Nahda’ya karşı getirilen en büyük eleştirilerden biri hiç kuşkusuz ki azınlıklara da siyasi hedefleriyle ilgili söz hakkı tanınması gerektiğiydi. Nitekim seçimlerde Nahda ezici bir çoğunluk elde etmesine rağmen azınlıklara da haklar tanıyarak bu eleştirileri boşa çıkardı.
 
Ayrıca Tunus’taki sorun, halkın çoğunluğunun Nahda’yı tam tanımaması ve kimilerinin de sadece radikal İslami bir hareket olarak görmesi. Bu nedenle yapılması gereken hemen bunun aksinin anlatılması ve Partinin uzlaşmacı, barışçıl, demokratik, ılımlı, istişareye açık yönünün ön plana çıkartılarak halkın ikna edilmesi.
 
Tunus’ta geçtiğimiz ay içinde anayasa kabul edildi ve yürürlüğe girdi. Bu çok büyük bir başarıydı,  çünkü bu anayasanın yapımı sırasında toplumdaki tüm muhalif kesimlerin hassasiyetleri dikkate alındı. Tunus Anayasası, toplumun bütün kesimlerinin desteğini alması açısından Arap Baharı sonrası yapılan ilk anayasa olması nedeniyle büyük önem taşıyor. 
 
Birçok kişinin ortak kanaati, toplumdaki farklılıklara rağmen birlikte yaşanması için bu anayasanın çok önemli olduğu yönünde.  
 
Tunus’taki anlaşmazlık konuları hiç kuşkusuz ki tamamen giderilmiş değil, kadın-erkek eşitliği ve kadın hakları konusu bu anlaşmazlıkların başlıcalarından… Ancak bu konular da çözüme ulaşacak gibi görünüyor, çünkü toplumun farklı kesimlerinden insanlar uzun uzadıya anlaşmazlık konularını tartışıyorlar ve isteklerini dile getirebiliyorlar, yani demokrasi işliyor...
 
Her ne olursa olsun siyasi krizler barışçıl şekilde çözülebilir. Sağduyu, uzlaşmaya açık yapılar ve siyasi olgunluk bunu gerektirir ki, “yönetimde istişare olması ve çatışmadan kaçınılması” Peygamberimiz (sav)’in de çözüm olarak sunduğu bir yöntemdir.
 
“Oyun bozan” olmak
 
Bu bir klasiktir, bir İslam ülkesi ekonomik ve siyasi olarak düze çıktığında, komşularıyla güzel ilişkiler içine girip, gelişme gösterdiğinde bu bazı çevreleri rahatsız eder. Çeşitli oyunlarla bu gelişme durdurulmaya çalışılır. Demokrasi ile İslam’ın uyum içinde yaşandığı ülkemizde olduğu gibi...
 
Ancak bu oyunları bertaraf etmek ve gelişmeyi sürdürmek elimizde. Parçalanıp, bölünmeyi isteyenlerin aksine birlik yolunda adım atarak bu sinsi oyunları bozabiliriz.
 
Örneğin Tunus’taki güzel gelişmelerin Türkiye tarafından da desteklenmesi, başta ticaret olmak üzere her konuda daha sıkı ilişkilerin başlaması diğer Arap ülkelerine de öncü olacaktır. 
 
Hala önemi bazı kişiler tarafından tam anlaşılmamış olsa da İslam ülkelerinin güçlenmesi ve aralarındaki işbirliğinin, dayanışmanın artması dünyanın huzuru için olmazsa olmazdır. Müslüman ülkelerin ekonomik ve siyasi açıdan güçlenmesi, demokrasiyi hakkıyla yaşaması ve tabi ki huzurun tesis edilmesi çok önemli. Bütün bunlar iç çekişmelerin sona ermesine, toplumsal huzura, dolayısıyla komşularla da güzel ilişkilerin başlamasına vesile olacaktır.  
 
Türkiye’nin İran, Irak, S. Arabistan, Tunus, Libya gibi Arap ülkeleriyle işbirliği içinde olması ve bölgedeki sermaye, bilimsel imkanlar ve teknolojik alt yapının ortak amaçlar için kullanılmasıyla da bu birliği çabuklaştırmak mümkün.
 
Sayın Adnan Oktar'ın Al Hadath'da yayınlanan makalesi:

http://www.alhadath.ps/ar_page.php?id=1pQ8NWPyG0a280545ARlkksEeHAE#sthash.dZYFFknO.bDKnWbMh.dpbs

 
2014-03-05 16:57:23

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top