Bu son maden kazası olmalı...

Soma’da meydana gelen maden kazasında 301 vatandaşımız şehit oldu. Bu kaza ülkemizde madencilik başta olmak üzere yüksek risk taşıyan işlere bakış açısının tamamen değişmesi gerektiğini gösteriyor. Her şeyden önce riskli iş dallarına ait işletmelerde ölüm riskinin tamamen ortadan kaldırılması, sıfırlanmasının aciliyetini bir kez daha ortaya koyuyor. Alınan tüm önlemlere rağmen ölüm riskinin devam etmesi durumunda ise o iş dalında artık insan gücünün değil, makine-robot sisteminin kullanılması en doğru olanı.

Aşağıdaki verilerde de görüleceği üzere, madencilik teknolojisinde en ileri seviyede olan Almanya, Avusturalya ve ABD’de de hala çok az sayıda da olsa işçiler hayatını kaybetmeye devam ediyor. Ve bu da asla kabul edilemeyecek bir durum. İnsan hayatı kutsaldır, çok değerlidir. Gerek madencilik gerekse diğer riskli çalışma alanlarında tek bir kişinin dahi hayatının tehlike altında olmayacağı şekilde bir sistem oluşturulmalı, aksinde gerekirse o sistem oluşturulana kadar bu tarz bir çalışma gerçekleştirilmemelidir.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB)’nin 2010 yılında hazırladığı 'Madenlerdeki İş Kazaları'na ilişkin rapora göre ABD ve Çin’de hayatını kaybedenlerin oranları, Türkiye’ye oranla daha düşük. Rapora göre 2008 yılında işletmelerde üretilen milyon ton taş kömürü başına düşen ölüm sayısı Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK)’unda yüzde 4, 41 iken, özel sektörde ise bu oran 11,50 seviyesinde. Aynı rapora göre; Çin’de ise bu oran 2008 yılında 1, 27, ABD’ ise 0,02 seviyesinde. http://www.cihan.com.tr/news/ABD-ve-Cin-madenlerindeki-olum-oranlari-Turkiye-ye-gore-dusuk_2165-CHMTQzMjE2NS8z

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı TEPAV'ın yine maden kazalarıyla ilgili hazırladığı bir başka raporda bu oranlar daha çarpıcı olarak karşımıza çıkıyor: “Aynı kömürü çıkarmak için ABD’de 1, Çin’de 64, Türkiye’de ise 361 kişi hayatını kaybediyor.” Aynı rapora göre, sadece kömür sektöründe, 1991-2008 döneminde iş kazaları ve meslek hastalığı nedeniyle toplam 2554 kişi hayatını kaybederken, sürekli iş göremez hale gelen kişi sayısı ise 13087’e ulaşmış. http://www.avrupagazete.com/mobile/gundemdekiler/61716-ayni-komuru-cikarmak-icin-abd-de-1-cin-de-64-turkiye-de-361-kisi-oluyor.html Çin, en yüksek ölümlü maden kazalarının yaşandığı ülkeyken, 2004 yılından itibaren denetimlerin artması, teknolojinin arttırılması, çalışma şartlarının uluslararası standartlara yükseltilmesi ve riskli madenlerin kapatılmasıyla bu oran %75 oranında azaldı. Ancak yine de ölümler devam ediyor.

Soma’da yaşanan kazayı inceleyecek olursak; yaşam ünitelerinin olmaması, erken uyarı sisteminin tam işletilmemesi ve işçilerin acil durum tatbikatı eksiklikleri gibi birçok hususun bu kazada çok sayıda insanımızın hayatını kaybetmesinde etkin olduğu görülüyor. Aynı şekilde bu madenin yüksek oranda gaz içerdiği bilinmesine rağmen işletilmeye devam edilmesi de kazaya sebebiyet veren önemli hususlardan biri. http://www.pusulagazetesi.com.tr/haber.php?hayns=2&yazilim=haberler&osmanli=hdetay&aid=22532&titlem=22532&arsiv=1

Havalandırma sistemindeki, nefeslik ve kaçış yolundaki,sürekli gaz izleme ve son teknoloji elektrik-elektronik sistemlerdeki eksiklikler de kaza sonrası kurtarma çalışmalarında ciddi sorun oluşturdu. Kalitesiz ve yanlış gaz maskelerinin kullanılmış olması da hayat kayıplarını artıran önemli sebeplerden bir başkası. http://www.gazetecileronline.com/newsdetails/13767-/GazetecilerOnline/iste-faciadaki-can-kayiplarinin-asil-nedenleri-ve-

Soma’da yaşam odası da yoktu. Madende çalışan işçilerin kaza hallerinde 20’li ya da 40’li ekipler halinde 20 gün bütün ihtiyaçlarını karşılayacak kapasitedeki kaçış-yaşam odalarının kanunen zorunlu olmadığı 3 ülkeden biri Türkiye. Diğerleri Hindistan ve Pakistan. Uluslararası Çalışma Örgütü'nün (ILO) 176 numaralı "Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi" çok ileri seviyede iş güvenliği maddelerini içerirken, aynı zamanda uluslararası denetimleri de öngörüyor, ama Türkiye’de henüz bu imzalanmadı. Uluslararası denetim hem dünya çapındaki deneyim ve tecrübeyi ülkemize aktarırken, hem de üretimde standartları, verimi ve kaliteyi de artıracak bir vesile. Bu yüzden vakit kaybetmeden imzalanmasında fayda var. Bu, Türkiye’de yaşanan son maden kazası olmalı, gereken her türlü güvenlik önlemi alınmadan bu ağır şartlarda insanlar çalışmak zorunda bırakılmamalı.

Soma’da yaşanan bu felaketin yaralarının sarılması için de devlet ve tüm millet birleşerek büyük bir seferberlik başlatmalı. Kendi hayatlarını tehlikeye atarak, yeraltında çok zor şartlarda çalışırken bir kazada hayatını yitiren işçilerimizin aileleri de asla mağdur edilmemeli. Bu insanlarımız kesinlikle sahipsiz bırakılmamalı, mutlaka sevgiyle, şefkatle korunup kollanmalı ve devletin himayesinde oldukları güvencesi verilmeli. Bu yönde gerekli her türlü maddi-manevi tedbir bir an önce alınmalı.

Kazadan yaralı olarak kurtulanlara da devlet ya yeni iş imkanları açmalı veya emekli etmek ve emekli maaşı vermek gibi seçenekler mutlaka hayata geçirilmeli.

Adnan Oktar'ın Opinion Maker'da yayınlanan makalesi:

http://www.opinion-maker.org/2014/06/this-must-be-the-last-mining-accident/

2014-06-14 02:12:48

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top