Asıl olan deccalin fikir sistemini etkisiz hale getirmektir, bunu Hz. Mehdi (as) yapacaktır

Peygamberimiz (sav), Allah'tan aldığı vahiyle, Müslümanları ahir zamanda yaşanacak olaylar hakkında çok detaylı bilgilendirmiştir. Müslümanların bu dönemde nasıl bir konumda olacağını, başlarına hangi olayların geleceğini, nelere dikkat etmeleri gerektiğini, çözüm yolunun ne olduğunu kapsamlı olarak anlatmıştır. Tarih boyunca her devirde olduğu gibi ahir zamanda da  şeytani ve rahmani olanlar arasında büyük bir ilmi mücadele yaşanacaktır. Ahir zamanın en önemli şeytani gücü deccal olacak, deccalin yaptığı tahribatı ise Allah'ın izniyle Hz. Mehdi (as) tam anlamıyla ortadan kaldıracaktır.

Hadislerde ahir zamanda "Mesih Deccal" diye bir şahsın çıkacağı, bu şahsın tek gözünün kör olacağı, şeytanlara hükmedeceği, şeytanları kullanarak insanlar üzerinde bir hipnoz meydana getireceği, (Allah'ı tenzih ederiz) İlahlık iddia edeceği ve çeşitli hipnoz ve halüsinasyon hileleri kullanacağı anlatılmıştır. Deccalin meydana getireceği bu hipnoz insanların büyük kısmını doğruyu görmekten, apaçık olan gerçekleri kavramaktan alıkoyacak, hipnoz nedeniyle insanların büyük kısmı adeta bir tür uyku içinde olacaktır. Deccalin hipnozunu ortadan kaldıracak olan, Allah'ın izniyle, Hz. İsa (as) olacaktır. Öyle ki, Hz. İsa (as) aleni olarak ortaya çıktığında "nefesi dahi" deccalin hipnozunun sona ermesine yeterli olacak, "deccal tuzun suda erimesi gibi" Hz. İsa (as) karşısında yok olup gidecektir.


 

İşte o sırada Allah'ın düşmanı olan DECCAL MESİH, HZ. İSA'YI GÖRÜNCE TUZUN SUDA ERİMESİ GİBİ ERİR GİDER.. (Sahih-i Müslim, c. 4/2221; İmam Şarani, Ölüm, Kıyamet, Ahiret ve Ahir Zaman Alametleri, Bedir Yayınevi, s.444)

... DECCAL ORTALIĞA FİTNE SAÇARKEN Cenabı Hak, MESİH MERYEM OĞLU İSA'YI gönderir... NEFESİNİ İDRAK EDEN her kafir mutlaka yok olur. İsa (a.s) Deccal ile Lüdd kapısında (Beytül Makdis'e (Mescid-i Aksa) yakın bir belde) karşılaşır ve ONU YOK EDER. (Sahih-i Müslim; Büyük Fitne Mesih-i Deccal, Saim Güngör, s. 104)

 
 
Ancak bundan önce deccalin sebep olduğu fitnenin ortadan kaldırılması yönünde büyük bir mücadele verilecektir. Ve ahir zamanın asıl ve önemli mücadelesi bu olacaktır. Peygamberimiz (sav) deccalin fitnesinin insanlık tarihinin en büyük fitnesi olduğunu söylemiştir:
 
 

Peygamber (sav) Hutbe okudu ve Hutbesinde şöyle buyurdu: "Allah Adem zürriyetini yeryüzünde yaratmış olduğu günden bu yana DECCALİN FİTNESİNDEN DAHA BÜYÜK ŞEY OLMAMIŞTIR. Hiçbir peygamber göndermemiştir ki, ümmetini ondan korkutmuş olmasın." (Kıyamet Alametleri, Medineli Allame Muhammed B. Resul El- Hüseyni El Berzenci, s. 225-226)

 

Darwinizmin gitmesini istememelerinin nedeni de yine Mehdiyet. Bu giderse yerine gelecek olanın Mehdiyet olduğunu düşünüyorlar.
 
Adnan Oktar`ın 6 Ekim 2010 tarihli Harun Yahya Tv röportajından


 

Dolayısıyla insanlık için asıl tehlike olan deccalin şahsı değil, fitnesidir. Bu büyük fitneyi etkisiz hale getirecek olan ise Hz. Mehdi (as)'dır. Deccal dinsizliğin dini olan Darwinizmi kullanarak çok geniş çaplı bir yıkım oluşturacak, yani deccalin fitnesi, kurmuş olduğu Darwinist, materyalist ve ateist sistem olacaktır.

Bilindiği üzere; insanların sözde bir tür gelişmiş hayvan olduklarını ve hiç kimseye karşı sorumlu olmadıklarını, çatışmanın ilerlemenin tek şartı olduğunu telkin eden Darwinizm, bencil, acımasız, sevgisiz, merhametsiz, kavgacı nesillerin yetişmesine sebep olmuştur. Birinci ve İkinci Dünya Savaşlarında yaklaşık 350 milyon insanın hayatına malolan bu bilim dışı düşünce, günümüze kadar da terör, anarşi, çatışmalar ve iç savaşlarla insanlara büyük acılar çektirmiştir. Herkesin bir diğerinden çekindiği, güvenin ve huzurun tamamen kalktığı, insanların neredeyse sokağa çıkmaktan korkar hale geldiği bir sistem meydana getirmiştir. Bu sistemde haklı olan değil güçlü olan kazanmakta, neşe ve sevincin yerini mutsuzluk ve endişe almakta, "babasına bile güvenmemeyi" insanların büyük kısmı normal karşılamakta, ayakta kalabilmek için acımasız olmanın şart olduğu düşünülmekte, şefkat, yardımseverlik, koruyuculuk ve merhamet adeta bir tür safilik olarak görülmektedir. Bunun neticesinde de ruhen ve bedenen bozulmuş, hasta olmuş toplumlar ortaya çıkmaktadır.

İşte Hz. Mehdi (as) bu bozulmayı, bu hastalığı ortadan kaldıracaktır. Bediüzzaman Hazretleri Hz. Mehdi (as)'ın en önemli görevlerinden birinin, deccaliyetin sistemi olan Darwinizmi ve materyalizmi, bilimsel yöntemlerle tam olarak susturmak olduğunu söylemiştir:

Birincisi: Fen ve felsefenin tasallutiyle (etkisiyle) ve maddiyun ve tabiiyyun taunu (Darwinizm ve materyalizm hastalığı), beşer içine intiçar etmesiyle (insanlar arasında yayılmasıyla), her şeyden evvel felsefeyi ve maddiyun fikrini (materyalizmi) tam susturacak bir tarzda imanı kurtarmaktır. (Emirdağ Lahikası, sf. 259)

 
Dolayısıyla Hz. Mehdi (as) Darwinizm'e ve materyalizme karşı ilimle, bilimle ve karşı konulması mümkün olmayan net delillerle cevap verecek, Darwinizm'in içi boş köhne bir teori olduğunu ispatlarıyla ortaya koyacak ve deccalin kurmuş olduğu Darwinist diktatörlüğü ilmen yerle bir edecektir. Darwinizmin yıkılmasıyla insanların akıllarının üzerindeki baskı kalkacak, önyargılarından kurtulmuş, özgür düşünen, berrak zihinle değerlendirme yapmaya başlayan insanlar dalga dalga din ahlakına yöneleceklerdir.

Biz Darwinizmin bilimselliği olmayan bir pagan inancı olduğunu ispatlayınca, iddia edilen ergenekon örgütü de çöktü.
 
Adnan Oktar`ın 10 Ekim 2010 tarihli Kanal Avrupa ve Çay Tv röportajından


 

Hz. Mehdi (as)'ın ilmi çalışmalarıyla Darwinizm'in etkisini yitirdiği, deccalin fitnesinin ortadan kaldırıldığı, din ahlakının hakim olmaya başladığı bir dönemde, Hz. İsa (as) alenen ortaya çıkacak ve Mesih Deccali etkisiz hale getirecektir. Hz. Mehdi (as) deccaliyetin sistemini etkisiz hale getiren büyük mücadeleyi yapacak ve tam anlamıyla bu fitneyi susturacak, Hz. İsa (as) da deccalin büyüsünü, kitle hipnozunu ortadan kaldıracaktır. Nitekim Bediüzzaman Hazretleri de Mesih Deccalin hipnozunun ancak Hz. İsa (as) gibi mucizatlı bir peygamber vesilesiyle etkisiz hale getirebileceğini söylemiştir:

Sihir ve manyetizma ve ispirtizma gibi istidraci (yalancı mucize) harikalarıyla kendini muhafaza eden (koruyan) ve herkesi teshir eden (büyüleyip etkisi altına alan) o dehşetli Deccal'i yok edebilecek, mesleğini değiştirecek; ancak HARİKA VE MUCİZATLI VE UMUMUN MAKBULÜ (kabul ettiği) Bir ZAT OLABİLİR Kİ, o zat, en ziyade alakadar ve ekser (tüm) insanların peygamberi olan Hz. İsa Aleyhisselam'dır. (Şualar, s. 592)

 
Hz. Mehdi (as)'ın büyük fikri mücadelesi neticesinde din ahlakının sıcaklığı ve güzelliğini yaşamaya başlayan insanlar, Hz. İsa (as)'ın deccalin hipnozunu bozmasıyla, adeta bir kabusdan uyanır gibi uyanacak, yeryüzü barış, adalet, huzur ve güvenle dolacaktır. Bu vesileyle tüm dünya bir kez daha Allah'ın vaadinin hak olduğuna ve Allah'ın taraftarlarını muhakkak üstün gelenler olduğuna şahitlik edecektir. 

Allah, yazmıştır: "Andolsun, Ben galip geleceğim ve elçilerim de." Gerçekten Allah, en büyük kuvvet sahibidir, güçlü ve üstün olandır. (Mücadele Suresi, 21) 


2010-11-07 16:02:43

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top