Günümüzde Türk masonluğu

Türkiye masonluğunda günümüzde hakim güç, Türkiye Büyük Locası ya da sadece Büyük loca olarak bilenen Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği'dir. Bu derneğin Türkiye çapında faaliyet gösteren 150 kadar locası vardır. Büyük Loca İstanbul Beyoğlu'nda Odakule'nin karışısında Nuriziya Sokağı'ndadır. Resmi kayıtlara göre 18 bin üyesi vardır.

1991 yılında kurulan Bodrum Locası'nın ardından 1992 yılında Tesviye Dergisi yayınlanmaya başlandı. 1994 yılında ise Beyoğlu Nuri Ziya Sokağı'ndaki sosyal bina faaliyete girdi. 1995 yılında ise İstanbul Yakacık'ta yeni bir loca açıldı.

Türkiye masonluğunda günümüzde hakim güç, Türkiye Büyük Locası ya da sadece Büyük loca olarak bilenen Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Derneği'dir. Bu derneğin Türkiye çapında faaliyet gösteren 150 kadar locası vardır. Büyük Loca İstanbul Beyoğlu'nda Odakule'nin karışısında Nuriziya Sokağı'ndadır. Resmi kayıtlara göre 18000 üyesi vardır. Hür ve kabul Edilmiş Masonlar Büyük Locası'nın Üstad masonluk görevini Tahir Salah Akev'in vefaatının ardından Demir Savaşçın yürütüyor.

Diğer mason örgütü olan Türkiye Yüksek Şurası'nın merkezi Beyoğlu Arslanyatağı Sokağı'ndadır. İskoç Riti'ne göre faaliyet gösteren Türkiye Yüksek Şurası'nın İçişleri Bakanlığı'na verilen resmi kayıtlarına göre 2500 üyesi vardır.

Türkiye'deki Masonluk Örgütü

Türkiye'de masonların bağlı oldukları iki kuruluş vardır. Bunlar Türkiye Büyük Locası ve Türkiye Fikir ve Kültür Derneği yani Türkiye Yüksek Şurası'dır.

Türkiye Büyük locası'nda örgütlenme şu şekildedir:

    1)Eski Büyük Üstadlar
    2)Bir önceki Büyük Sekreter ve Büyük Hazine Emini.
    3)Türkiye'deki localardan her birinin serbest ve gizli oyla seçtikleri üçer delege.

Bunların üstad derecesinde bulunan eylemli üyeler olmaları gerekir.Türkiye Büyük Locası, kendi üyeleri arasından "Büyük Kurul"u seçer. İki yıl için göreve gelen Büyük Kurul, Türkiye Büyük Locası'nın yürütme organıdır. Masonluğun yöntemiyle ilgili işlemleri yapar.

Büyük Kurul'daki en üst düzey yetkili, masonluk örgütünün de Genel Başkanı olan Büyük Üstad'dır. Türkiye Büyük Locası'na bağlı tüm kuruluşları denetler ve gerekli kararları alır.

Türkiye mason locaları Ankara, İstanbul, İzmir, Bursa, Manisa ve Adana illerinde toplanmıştır. Merkez ise İstanbul Beyoğlu Nuruziya Sokağı'ndadır.

Türkiye Fikir ve Kültür Derneği'nin de merkezi İstanbul Beyoğlu Arslanyatağı Sokağı'ndadır. Dernek "Yüksek Şura" denilen "Merkez Yönetim Kurulu"nca yönetilir. Bu kurulun Başkanı ise Hakim Büyük Amir'dir.
Bir masonun Türkiye Fikir ve Kültür Derneği'ne kabul edilmesi için Türkiye Büyük Locası'na bağlı bir locanın üyesi olması gerekir.

1980'li yıllar rakamlarına göre Türkiye Büyük Locası'na Bağlı 77 loca bulunmaktadır. Bu 77 locanın 41'i İstanbul'da, 21'i Ankara'da, 12'si İzmir'de ve 2'si Bursa'da ve 1 tanesi Adana'da bulunmaktadır.

TÜRKİYE MASONLARINA ÇAĞRI


Masonluk son iki yüzyıldır insanların en çok merak ettiği konulardan biri olmuştur. Örgütün kendi içine kapalı, ketum ve mistik atmosferi doğal olarak ilgi çekmiştir. Bu ilgiyle birlikte masonluğa karşı bir antipati de doğmuş, masonlar kendilerini "zararsız bir hayır kurumu" olarak göstermeye çalışırken, bir yandan da örgüt hakkında birtakım gerçek dışı senaryolar içeren fanatik bir "mason aleyhtarlığı" gelişmiştir.

Oysa masonluk gerçeği karşısında yapılması gereken şey, gözü kapalı bir "mason aleyhtarlığı" sergilemek değil, bu örgütün inandığı ve insanlığa empoze ettiği çarpık felsefeyi deşifre etmek ve çürütmektir.
Büyük İslam alimi Bediüzzaman Said Nursi, bu felsefenin deşifre edilmesi ve çürütülmesi görevinin ana hatlarını, tek bir paragrafla şöyle açıklamaktadır:

Materyalist, maddeci felsefesinden çıkan nemrudca bir fikir akımı, ahir zamanda materyalist felsefe aracılığı ile yayılarak kuvvet bulur, Uluhiyeti inkar edecek bir dereceye gelir... Bir sineğe mağlup olan ve bir sineğin kanadını bile yaratmaktan aciz bir insanın ilahlık iddiasında bulunmasının ne derece ahmakça bir maskaralık olduğu malumdur.

Yani ahir zamanda ortaya çıkan materyalist bir fikir akımı Allah'ı inkar etme derecesine gelecektir. Buna karşılık ise, bunun ne kadar yanlış bir yol olduğu, Allah'ın Kuran'da dikkat çektiği iman delillerini gözler önüne sererek anlatılmalıdır.
İşte "masonluğa karşı mücadele"nin yolu ve yöntemi budur. Önemli olan, masonluğun felsefesini çürütmek ve yenmektir. Sessiz ve derinden yürütülen bir kitle propagandası ile insanları imandan ve dinden uzaklaştıran materyalist, hümanist ve Darwinist hurafelere sürükleyen örgütün fikri etkisini yıkmak, akışı ters yöne çevirmek ve insanlara Allah'ın varlığını, birliğini ve dinin hakikatini anlatmak gerekmektedir. Ve bu işte, en az masonlar kadar kararlı, sabırlı ve planlı olmak şarttır.

Aslında bu, "masonluğa karşı mücadele" de sayılmaz; çünkü bizzat masonları da kurtarmayı hedeflemektedir. Çünkü onlar da aldatılmış durumdadırlar. Kuran'da inkarcı Ad ve Semud kavmi için verilen "Yaptıklarını şeytan süsleyip-çekici kıldı, böylece onları yoldan alıkoydu. Oysa onlar görebilen kimselerdi" (Ankebut Suresi, 38) hükmü, masonların durumunu da tarif etmektedir. Amaç, masonlar da dahil olmak üzere tüm insanlara doğruyu göstermek, onları yanılgılardan kurtarmak olmalıdır.

Ahir zamanın bir özelliği ise, bu mücadelenin inananlar açısından kolay oluşudur. Çünkü masonların son iki yüzyıldır kendi felsefelerinin destekçisi olarak gösterdikleri bilim, onların aleyhine dönmüş durumdadır. Gerek materyalizmin gerekse hümanizmin bilimsel dayanağı konumundaki evrim teorisi, özellikle 1970'li yıllardan bu yana büyük bir çöküş içindedir. Fosil kayıtları teorinin iddialarını açıkça yalanlamakta, canlılığın detaylarını inceleyen biyokimya tesadüflerle açıklanamayan muhteşem tasarım örnekleri ortaya koymakta, genetik karşılaştırmalar birbirinin atası gibi sunulan canlı türlerinin gerçekte farklı türler olduğunu göstermektedir. Bilim açıkça evrim teorisine başkaldırmaktadır ve bu gerçeğin artık evrimciler tarafından gizlenebilir bir yanı da kalmamıştır. Yapılması gereken , bilimin ortaya koyduğu gerçekleri de kullanarak, materyalist/hümanist felsefenin geçersizliğini kitlelere anlatmaktır.

Masonluk, yanlış bir fikri uzun bir zaman boyunca ve etkili propaganda yöntemleriyle kitlelere kabul ettirebilmiştir. Doğruyu anlatmak ve kabul ettirmek ise çok daha kolaydır.

Müslümanlar bu görevi üstlendiklerinde, Allah'ın izniyle, "Biz hakkı batılın üstüne fırlatırız, o da onun beynini darmadağın eder. Bir de bakarsın ki, o, yok olup gitmiştir" hükmü tecelli edecektir. (Enbiya Suresi, 18)

Ve o zaman, 21. yüzyıl, masonların umdukları gibi Yeni Masonik Düzenin değil, Türk-İslam ahlakının yüzyılı olacaktır.
2008-07-29 23:52:02

Harun Yahya Etkiler | Basında Harun Yahya | Sunumlar | Ses kasetleri | İnteraktif CD'ler | Konferans setleri | Radyo programı / Piyesler | Broşürler| Site Hakkında | HarunYahya.net | Ana sayfanız yapın | Sık kullanılanlara ekle | RSS Servisi
Bu sitede yayınlanan tüm materyaller, Sayın Adnan Oktar’ı referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin kopyalanabilir ve çoğaltılabilir
© Sitemizde ve diğer tüm Harun Yahya eserlerinde yer alan Sayın Adnan Oktar’a ait şahsi fotoğrafların bütün yayın hakları Global Yayıncılık Ltd.Şti’ne aittir. Kısmen de olsa izinsiz kullanılamaz ve yayınlanamaz.
© 1994 Harun Yahya. www.harunyahya.org
page_top